Klişeli taşlama

Haliç’in altın sularında gümüşi balıklar gezer. Gözlerinin karası, ışıl ışıl kentin, yedi tepesini de hapseder. Soysuzlar ve soyguncular, bellerinde şıngır şıngır keselerle sokaklara gölgelerini bırakmaya başlar. Arsız çocuklar…

Read More

Mahrem

Perdeyi aralar da girersin içeri,Ayakkabıların kapının önünde bırakır,Ceketini duvara asar geçersin içeri.Tek giriş-çıkışın olduğu virajli bir koridor,Bu kapalı ve sıkışık mekanda sıcak basar,Duvarlar üstüne üstüne gelir,Kısa molalarda serinleyip…

Read More

Güzel bir sabah

Apartman boşluğunda sarhoşlaşan hava odaya usul usul sızıyordu. Sıcak güneşin asabileştirdiği kuşların tartışmaları duyuluyordu. Hararetli ikisi pencerenin önüne gelecek gibi oldular bir ara. Okumakta olduğum kitabımın arasına parmaklarımı…

Read More

Bomboş

Bomboş bir gün. Güneş bile sıkkın, tatsız ve bulunmak için bulunuyor sanki, hani görev icabı. Kendisini oradan oraya taşıyan Mısır halkına binlerce yıl önce verilmiş bir sözün erliği…

Read More

Seninle

Karanlık gecedeki lacivertsin. Vapurdumanı çiçekleri olmuş yıldızların, ayın ışığından nasiplenen bulutların ardında. Telaş içinde, saçılmış yıldızlarını topluyorsun. Sen, topladığı yıldızlar avuçlarından taşıp oraya buraya yayıldığını fark edemeyen bir…

Read More

Doğum

Çamurdan bedenimin bozkırında taze, kıpkırmızı bir kuşburnu gibi açtı kalbim. Dikenleri kaburgalara evrildi, kökleri toprak altından çağlayan kan nehirleriyle bir olup doğurgan vahaları çalı çırpıyla gizledi. Tohumlarını etrafa…

Read More

Kısa bir aşk

Sağına soluna bakmadan doğrudan geçti üzerimden. Ama ezilmedim, bir yerime de bir şey olmadı. Geldiği gibi hızla geçti. Sanırım beşik arası golle mağlubiyeti kabul etmek zorundaydım. Olanların farkına…

Read More

Korku

Midemde fokur fokur kaynayan asidin boğazımda yarattığı acı tatla uyandım sabah. Geceden beri geçmediği gibi REM uykumu da rahat bırakmamış, türlü kabuslarla beynime de huzursuzluğunu aktarmıştı. Gün doğarken…

Read More

Bir başkası

Bugün bir başkasıyım. Çıkardım gözlerimi, bir çift güzel ela göz seçtim kendime Beşiktaş Balık pazarının civarında mantar gibi türemiş gözcülerin en pasaklı duranından. Olur da göz yuvalarım iltihap…

Read More

Dönüp dolaşıp

Yine dönüp dolaşıp sende buluyorum kendimi. Eskiciler usandı kapımdan elleri boş dönmekten. Önemsiz bunca şeyi zihnime istiflediğim için stokçular bile şaşkın. Şarkılarının ‘seni düşünmek güzel şey’ kısmından sonrasını…

Read More

öteki.

Yıldızları getir bana, öylesine açgözlüyüm. Neyin var neyin yoksa döküver avuçlarıma. Tutamasın parmaklarım aradan kayıp gidenleri. Yine de sen dökmeye devam et. Durma yerinde, koş kuyruklu yıldızların peşinden….

Read More

Kasım

Yağmuru pek sevmem. Çamura bulanmış damlalar çizmelerimden akar, izi kendisinden de hızlı ilerleyen salyangozlar gibi. Yanımdan geçen arabalar pis, nemli bir hava üfler suratıma.  Yağmuru yalnızca sarıda severim….

Read More

Merdiven

Arasına irili ufaklı taşların sıkıştırıldığı dökme merdivenleri koşar adımlarla indim. Korkuluğa tutunmuyorum. Adımlarım serileştikçe, basamakların perspektifi kaybolmaya başladı zihnimde. Önümdeki bir basamak mı yoksa zemine indim mi? İyi…

Read More

Durmadan

Önceleri kaçamak bakışlarını sezdim. Senin farkındaydım, sesinin tatlı tınısının yankısında, yağmur altında aydınlattığın yollarda durmadan izine rastladım. Seni hep kılpayı kaçırdım.  Çok geçmedi, seni bekler oldum. Sıcak su…

Read More

Terk ediş

Eli kulağında göz yaşlarının, titrek göğsünün, çaresizlikle katlanmış bedeninin farkındayım. Duymaktan korkuyorsun belki ama yüzleşmen gerektiğini biliyorsun. Olanları ve olamamışları duymak beni de mutlu etmeyecek. Belki de pişmanlık…

Read More

Bazen

Bazen sadece seni göreyim. Dur öyle. Otur mor koltuğa, ayakların mor peluşta. Öylece, usul usul bak bana. Konuşmak zorunda değiliz. Durgun denizinde cilalanan kumsalın olmak yeter bana. Bazen…

Read More

Git/Kal

Ne kal ne de git diyebildin. Dil öğrenmeye başlayan her yeni yetmenin daha ilk öğrendiği fiiller olan bu kelimeleri söyleyemeyecek kadar uzaktın, kendinden de benden de. Git diyemedin….

Read More

Tanışma, yeniden

Siyah maskeli çocuk fark etmeden geçti gitti yanımızdan. Oysa bu ilk karşılaşmamız değildi. Çiçekçi amca bize konduramadı birlikteliği, arkadaki çiftlere yöneldi. Rakı eşliğinde aşk yaşayanları eğlendiren tamburlu müzik…

Read More

Herkül

Büklüm büklüm bacakların,Taşır geometrik harikanı.Pır pır kanatlarını gizlersin,Varlığının hafifliğinde.  Yalnızlara yoldaş olmaya gelirsinPerdeden inmezsin,Canını sıkarlarsa osurarak gezersin,Benim duygusal Herkül’üm.

Read More

Acılı hislerin arabeski

Önünü alamıyorum. Hisler buluşup bir yakar top oynuyor, bense ortadaki ebeyim. Bir sağdan bir soldan vuruyorlar. Yıkılmadım, ayaktayım. Yedi tepeli kentin en yakın tepesini seçiyorum. İstanbul’a meydan okuyarak…

Read More

sevgi’li kek

Önce sizi alıp sünger bir tezgaha yatırıyoruz. Oda sıcaklığında çeşitli yerlerinize öpücükler kondurarak sizi yumuşatıyoruz. Ara ara huylandığınız bölgelere ufak dokunuşlarla sizi kıkırdadıp gevşetiyoruz (Dikkat! Eğer hamuru çok…

Read More

Ayaz

Yavaş adımlarla çıktın metrodan, dosdoğru kitap okuyan teyzenin dizinin dibine yöneldin. O zaman henüz polis esaretine düşmemişti özgürlük ve sen beni inatla beklerdin. Sana hiçbir zaman geleceğimi vadetmedim,…

Read More

Babama,

Dostlarla Beş Çayı’nın özel konuğu, Şengül Mutlu. Gencecik bir kızın kalbinin çırpıntısını birlikte hissedelim..* Biliyorum çok garip biriyim ben. Garip biriyim derken belli belirsiz hislerimden söz ediyorum. İçimden…

Read More

Tanışma

Boğaz’a uzattık ayaklarımızı. Cebinden iki fındık çıkardın. İlki senin, ikincisiyse benim sandım. İkisini de avcuma bıraktın..  Çiçekçi çocuklar, kabadayı teyzeler, serseri gençler, çifte kumrular, moda ikonları, kurşun sallayan…

Read More

Bıkkınlık

İşte bıkkınlıktan sıkıldığım bir gün daha. 2 kişilik yatak 0 bedenime dar gelmiş, yatağın kenarından sarkan ayağım uyuşmuş ve her gün minnetle kafamı gömdüğüm pofuduk yastığım soğuk. Yastığıma…

Read More