Buenos Aires – Lojistik konular

Buenos Aires hayallerimi keyifle yıkan, kalbimi kanatırken yeni umutları yamalayan bir tango.

Yıllar önce Palermo’da zaman öldürürken kendimi bulduğum bir milongada cesur bir Arjantinli’nin benimle dansa cüret etmesiyle tangoya ilk adımımı attım. O adım bir okyanus ve iki kıta seyahat ettikten sonra, İstanbul’da bir hikayenin başlangıcı oldu benim için. Şimdi yıllar sonra döndüğümde, gündüzlerine aşina olduğum kentin bu sefer gecesinde uyurgezer oldum. Şimdi de size önerilerimi paylaşacağım.

Neresi?

Öncelikle, kentin çok merkezli yapısı San Telmo, Palermo, Obelisk bölgesi ve Abasto’da kuruluyor. La Boca yalnızca ustalara selam niteliğinde bir keşfe ev sahipliği yaparsa yapar. Ama San Telmo, İstanbul’un Karaköy’ü gibi. Geceleri bazen bazı sokakları tekinsizken, bazı sokaklarında ayyaşların ve heyecanlı bir geceye can atan polis araçlarının yanından geçebilirsiniz. Bir milongadan diğerine 5 blok yürüyerek  neredeyse kesintisiz dans edebilirsiniz. Palermo ise kentin zaten Avrupai havasını Amerikan vari bir kültürle harmanlayan gerçek dışı bir dekor gibidir. (Bu yüzden, ilk seyahatimde Palermo’yu sevdiysem de, son gittiğimde hislerim bu yapaylıktan dolayı değişti.) Ama Avrupalı turistlere genellikle Palermo’da kalmaları önerilir ve bu seçimde güvenlik kaygısı özellikle dikkate alınır. Yine de, bana kalırsa, Türkiye’de büyümüş ve özellikle İstanbul’dan nasibini almış yurdum insanı ile pembeli lüküs hayat cast’ı Avrupalı’yı aynı kefeye koymamalı. Bu yüzden, Palermo’daki ‘yüksek’ güvenliğin bizim için katma değerinin yüksek olduğunu düşünmüyorum. Kentin iç çerçevesinin çeperine doğru kalmasından, ‘casual’ milonga mekanlarından uzak olmasından, ‘El Zorzal’ gibi derslerin sık olduğu merkezlere yürüme mesafesinde olmamasından ve kentin gerçek karanlığını yapay spot ışıklarıyla gizlemesinden dolayı sonraki gezimde airbnb listemin son sıralarında. Ha bir de, burası diğer bölgelere göre de daha pahalı haliyle. Obelisk bölgesi bence en sıkıcı bölge. Bir, bilemedin iki defa ziyaret ederek tadına tamamen varabileceğin, eridikten sonra tekrar buzluğa konmuş bir dondurma kadar sıkıcı. O yüzden detay vermeye gerek bile duymuyorum. Ve gelelim favori bölgeme: Abasto. Abasto, her yere ve neredeyse her şeye yakın. Ana cadde yeterince ‘güvenli’. Ankaralılar için biraz Ulus’u anımsatabilir. İstanbullular, sizin içinse Şişli belki. El zorzal’e, Boliche de Roberto’ya, pazar akşamlarının favorisi Los Sensibleros’a ve ya Çarşamba’ların gizli mücevheri Gestando Tango’ya (Sarmiento 3632) yürüme mesafesinde.

Peki neden mekanların yürüme mesafesinde olması önemli? İlk sebebi, eğer siz de tango için oradaysanız (ki bu çok güçlü bir ihtimal), yorulacaksınız. İçinizdeki o ‘şey’ kolunuzdan çekiştire çekiştire sizi sürükleyecek ve daha ne kadar yorulabilirsiniz diye düşünürken, sınırlarınızı keşfedeceksiniz. Ve işte o zaman, kısa bir yürüyüş ferahlatıcı olacak; kentle ve onun gerçekliğiyle bir bağ kurabileceksiniz. Öte yandan, bizim büyük şehirlerimizle karşılaştırılabilir olmamakla beraber akşamüzeri Buenos Aires’te de trafik olabiliyor. Milongalarda karşılaşmadığınız donuk insanları metroda gözlemlemek istemiyorsanız, Uber bulmak ve şuncacık yol için 15-25dk yola erken çıkmak bunaltıcı olabiliyor. Ben otobüs kullanmayı severim. Yandal sırasında aldığım derslerden birisinde, kentte altgeçitler yoksa (Ankara’yı kötü örnek olarak düşünebilirsiniz), otobüs gibi yerüstü ulaşım araçlarıyla kentin dokusuna tanıklık ederek onunla bağ kurmanın kolaylaştığını öğrenmiştim. Hem otobüsteki insanlar genelde metrodakilere göre daha yumuşak mizaçlı oluyorlar. Abasto’da cadde üzerinden bir sürü otobüse de çok isterseniz metroya da erişiminiz oldukça kolay.

Dersler?

El Zorzal sanırım en bilinen mekan. Neredeyse hergün genellikle 16:00’dan itibaren dersler başlıyor. Bunun yanı sıra, milonga ve pratiklerden önce de dersler oluyor. Yine de ben son gezimde, genellikle El Zorzal’e gittim, çünkü ders konuları net ve çok yetkin ve ünlü hocalar ders veriyor. Ünlü olmalarını da önemsiyorum, çünkü bu isimler Avrupa’yı ziyaret ediyor olsalar da, onlarla bu kadar ucuza çok daha samimi ortamlarda bulunmak bana kendimi şanslı hissettirdi. Bir de metnin başında bahsettiğim Arjantinli Bey sayesinde keşfettiğim, Gestando Tango (ReaMilonga organizatörlerinin ders+pratiği), çarşamba günleri için oldukça faydalıydı.

Bunun dışında da özel dersler bir seçenek. El Cxuce’nin yetenekli genç hocalarından ya da milonga öncesinde derslerine katıldığınız hocalardan dersler almak çok pahalı değil (Avrupa’daki eşleniklerine göre). 2026 Ocak-Şubat itibariyle,  4 ders 180 dolar (amerikan doları) ve  ya 2 ders 100 dolar şeklinde paketler sunabiliyorlar. Daha yüksek ücretliler de var tabii, ama bahsettiğim fiyatları bir baz değer gibi düşünebilirsiniz. Alacağınız paketteki derslerin sayısı arttıkça, ders ücreti daha da hesaplı hale gelebiliyor ama kimse de sizden daha çok para koparayım diye uğraşmıyor ve genellikle bir ‘deneme’ paketi tadında ilk tarifeyi öneriyor. Özel dersler için bir salon (sala) ayarlanması gerekebiliyor ve o zaman salonun ücretini de ayrıca ödemeniz bekleniyor. Salon ücretleri de genellikle 8000-12000 arjantin pesosu aralığında.

Para pul ve Sim Kart?

İlk gittiğimde, blue rate denen devletin belirlediği döviz kuruna alternatif bir kur vardı. O artık eskisi gibi yok. Dondurmacılarda, siyah perdeli tekinsiz hanlarda ve ya hosteldeki gişede dövizini satanlar için neredeyse iki kat avantajlı bir kurdan paramı bozduruyordum. Şimdi hala Obelisk taraflarında sokaklarda ‘exchange’ diye içine içine bağıran insanlar sizi para bozdurmaya davet etse de, belirgin bir avantaj sunmuyorlar. Bu yüzden herhangi bir döviz bürosunda ya da Western Union bayiilerinde para bozdurabilirsiniz. Her banka ya da banka şubesi döviz satmasa da, bazı bankalarda da bu işlemi yapabilirsiniz. Oranlar değişebiliyor ama açıkçası ben bu farkı dert etmeye değer bulacak kadar büyük görmedim. ATM’den debit kartınızla para çekmeniz de bir seçenek. Bunun için MasterCard, Visa ve ya Maestro kartınız olması yeterli. Ama para çektiğiniz saatlerin Türkiye saatiyle 10:00-16:45 arasında olmasına dikkat ederseniz, bankanızın özellikle piyasa kapalıyken uyguladığı yüksek makas farkından daha az etkilenebilirsiniz.

Sim Kart konusu ise, telefonunuz e-sim destekliyorsa kolay olabilir. Yine de, Claro gibi bir telekom şirketinin prepaid sim kartlarını en fazla iki belki üç kiosk gezerek kolayca bulabilirsiniz. Buradaki tek zorluk, internet paketini alırken, online ödeme sırasında size Arjantin kimlik numaranızı soruyor olması. Benim için otelin lobisindeki kız paketi aldı ve ben 10000 pesoyu ona vererek, 15GB interneti olan paketi yükledim. Ama Claro bayiisine pasaportunuzla (fotokopi filan değil, aslı) giderseniz, orada bu işlemi yapabiliyorlar.

Yazıyı sizden gelen yorumlarla sürdürebilirim ama şimdilik burada duruyorum.
Bir sonraki yazımda milongaları anlatacağım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir